Ağladım bu akşam hemde çok... İçtim de biraz...
Kızma bana olur mu? Çok özledim yemin ederim çok özledim seni... Ağlıyorum, ardımda bıraktığım anılarıma ve geride kalan güzel anlarıma, yalnızlığıma... İçtim ve ağladım, güldüğüm ne varsa...
Neden diye sormazsın bilirim ama ağladım işte, hiç beklemediğim bir anda... Sadece gecenin karanlığı ve yıldızlar eşlik etti bana...
Yüreğimin en köşesinde öyle bir acı var ki... Haykırsam diyorum duyarmısın sesimi, okşarmısın yine saçlarımdan...
Öyle yalnız hissediyorum ki kendimi. Yapayalnız, sanki kimsem yokmuş gibiyim... Yalnızım işte varmı bunun bi tarifi. Acı çekiyorum ve canım yanıyor... İçimde kopan fırtınılar yetmiyormuş gibi, durmadan taa yüreğime saplanan hançerler daha da kanatıyor küçücük yüreğimi...
Gözyaşlarım eskiden içime akardı... Bilirsin gururluyumdur ve ağlamam herkesin yanında... Şimdiyimi soruyorsun bana şimdi ise tutamıyorum babam, tutamıyorum gözyaşlarımı... İşyerinde, sokakta, evde... Yer ve zaman hatta etraftaki insanlar bile sebep değil artık gözyaşlarımı gizlemek için... Doya doya ağlıyorum, çünkü içimdekileri gözyaşlarım anlatıyordu sana olan özlemimi...
Özledim ve yoruldum... Gülmen gerekiyor Dilek! kimseyi üzmeye hakkın yok derken kimsenin benim için gülümsememesinden yoruldum... Adını koyamadığım bir sancı var yüreğimde canım babam yazdıkça, batıyor taa derinlere...
Susmak istiyorum hatta hiç konuşmamak... Gitmek istiyorum herşeyden herkesden uzaklara... Kimseye derdimi anlatamıyorum... Derdimi anlatmayı bir kenara bıraktım da kendimi bile anlatamıyorum artık... Sen olsan beni anlardın dimi babam...
Sensiz meğerse hayat nasıl da siyah gözüküyor gözüme canım babam... Yoruldum herşeyden... Dış kapının dış mandalı şeklinde yaşıyordum sanki... İnsanlar sapladıkça saplıyor ateş gibi hançerlerini; kanattıkça kanatıyorlar küçücük günahsız yüreğimi...
Babam; anlatsam yalnızlığımı anlarsın biliyorum ama kıyamıyorum seni üzmeye...
Tek tesellim yine yalnızlığım oluyor...
14 Haziran 2010 Pazartesi
“Vardır elbet bir sebebi..!”
Adım adım yaklaşan sonumu beklemekti doğru olan yoksa en tatlı, en masum haliyle hatırlamak için kestirip atmakmı...
İstediğim yanımda olmandı... Omzuna başımı yaslamayı, sana güven duymayı istedim... Gel demiştim sana usulca gözlerimle ve anlarsın diye umut etmiştim... Gece yarılarına kadar beklemiştim seni ve sonunda “vardır elbet bir sebebi” deyip kapamıştım gözlerimi...
Acabalarla sürdürebilir miydim yaşamımı ya da bir acaba yüzünden elimdekileri bir kenara atabilir miydim?
Sanırım duygusal olgunluğa ulaşama hastalığından müzdaripim... Çünkü kalbimi dinlemekten aklımı duyamadığım zamanlar o kadar fazla ki... En zayıf anımda beynimi istila etmeye hazır düşüncelere sahibim... Aslında ne de güzel başlamıştı herşey...
Ansızın hayatıma girdiğin o andan öncesi yoktu sanki... Daha ne olduğunu anlayamadan birden bire dolmuştun yüreğime... Gülüşüne tutulmuştum, yüzündeki masum ifadeye... Duruşunu, sesini, gözlerini hatta suskunluğunu sevmiştim ben senin... Sahi seni gördüğüm o ilk an “ Ne kadar efendi, çekici biri” derken sende benim için “tam hayalimdeki kadın, ne kadar güzel bi bayan” diye düşünmüşmüydün...
Teslim olmuştu sana kalbim, yüreğim ve ruhum... O kadar hızlı gelişmişti ki herşey şaşkındım... Varlığınla hayatımı değiştirmeni istiyordum... Seni sevmek, alıştığım düzenden vazgeçip senin sevginle yaşamak istiyordum... En ufak bir tereddüt duymadan hesapsız sorgusuz beklentisiz seni yaşamaktı istediğim...
Belki çocukca bir saflıkla tek vazgeçemeyeceğinin ben olmasını istedim... Çünkü sen farklıydın... Sen ruhuma dokunmuştun benim... Yanından ayrılıp yalnız kalmaya başladığım daha ilk saniyeden başlıyordu sana olan özlemim...
Anlatamadım belki sana ama işte ben seni böylesine bir tutkuyla sevdim... Şimdi içim acıyor, ayrılıktan veya başka bir nedenden değil... En büyük acı yanımdayken giderek büyüyen boşluğa sessizce seyirci kalmaktı... Ben sen yokken seni delicesine yaşıyorken yüreğimde, yanımdayken büyüyen boşluk nasıl yakmasın ki canımı... Ama artık yalnız kalışları kaldırmıyordu yüreğim... Nesli’m bircik dostum nasıl her koşulda benim yanımdaysa sevgilimi de yanımda istiyordum... İstiyordum ama gelmiyordun ve ben yine kendimi aynı cümleyle teselli ediyordum...
“Vardır elbet bir sebebi..!”
İstediğim yanımda olmandı... Omzuna başımı yaslamayı, sana güven duymayı istedim... Gel demiştim sana usulca gözlerimle ve anlarsın diye umut etmiştim... Gece yarılarına kadar beklemiştim seni ve sonunda “vardır elbet bir sebebi” deyip kapamıştım gözlerimi...
Acabalarla sürdürebilir miydim yaşamımı ya da bir acaba yüzünden elimdekileri bir kenara atabilir miydim?
Sanırım duygusal olgunluğa ulaşama hastalığından müzdaripim... Çünkü kalbimi dinlemekten aklımı duyamadığım zamanlar o kadar fazla ki... En zayıf anımda beynimi istila etmeye hazır düşüncelere sahibim... Aslında ne de güzel başlamıştı herşey...
Ansızın hayatıma girdiğin o andan öncesi yoktu sanki... Daha ne olduğunu anlayamadan birden bire dolmuştun yüreğime... Gülüşüne tutulmuştum, yüzündeki masum ifadeye... Duruşunu, sesini, gözlerini hatta suskunluğunu sevmiştim ben senin... Sahi seni gördüğüm o ilk an “ Ne kadar efendi, çekici biri” derken sende benim için “tam hayalimdeki kadın, ne kadar güzel bi bayan” diye düşünmüşmüydün...
Teslim olmuştu sana kalbim, yüreğim ve ruhum... O kadar hızlı gelişmişti ki herşey şaşkındım... Varlığınla hayatımı değiştirmeni istiyordum... Seni sevmek, alıştığım düzenden vazgeçip senin sevginle yaşamak istiyordum... En ufak bir tereddüt duymadan hesapsız sorgusuz beklentisiz seni yaşamaktı istediğim...
Belki çocukca bir saflıkla tek vazgeçemeyeceğinin ben olmasını istedim... Çünkü sen farklıydın... Sen ruhuma dokunmuştun benim... Yanından ayrılıp yalnız kalmaya başladığım daha ilk saniyeden başlıyordu sana olan özlemim...
Anlatamadım belki sana ama işte ben seni böylesine bir tutkuyla sevdim... Şimdi içim acıyor, ayrılıktan veya başka bir nedenden değil... En büyük acı yanımdayken giderek büyüyen boşluğa sessizce seyirci kalmaktı... Ben sen yokken seni delicesine yaşıyorken yüreğimde, yanımdayken büyüyen boşluk nasıl yakmasın ki canımı... Ama artık yalnız kalışları kaldırmıyordu yüreğim... Nesli’m bircik dostum nasıl her koşulda benim yanımdaysa sevgilimi de yanımda istiyordum... İstiyordum ama gelmiyordun ve ben yine kendimi aynı cümleyle teselli ediyordum...
“Vardır elbet bir sebebi..!”
Kaydol:
Yorumlar (Atom)